Anasayfa /Haberler /Nurol GYO ’dan Ezber Bozan “İnsan Odaklı” Çözümler

Nurol GYO ’dan Ezber Bozan “İnsan Odaklı” Çözümler

Kurulduğu ilk günden itibaren kalite ve güven esaslarına bağlı kalarak, yaşadığı topluma ve dokunduğu her bireye fayda sağlamayı misyon edinen Nurol GYO, geliştirdiği insan odaklı yaklaşımlarını, “Nurol Çözümleri” (N Çözümleri) başlığı altında tanıttı. Nurol GYO Yönetim Kurulu Üyesi Ceyda Çarmıklı Kılıçaslan, gayrimenkul sektöründe; ‘Doğal Gün Işığı’, ‘Hacim’ ve ‘Eko-Yerleşke’ ile ilgili standartları belirleme hedefiyle yola çıktıklarını ve bilgi birikimlerini tüm sektörün kullanımına açtıklarını söyledi.

nurol logo

Nurol GYO, ağırlıkla finansal rakamların, proje boyutlarının ve proje konumlarının tartışıldığı sektöre getirdiği insan odaklı farklı yaklaşımını, tüm paydaşlarının katıldığı toplantıyla kamuoyuna duyurdu. Toplantıda konuşan Nurol GYO Yönetim Kurulu Üyesi Ceyda Çarmıklı Kılıçaslan, salt kaliteli yapıları hayata geçiren bir firma olmadıklarını, aynı zamanda misyonlarının insanların psikolojisini ve fizyolojisini olumlu etkileyen, pozitif enerji veren, mutluluk ve huzur sağlayan yaşam alanları yaratmak olduğunu söyledi. Kılıçaslan, bugüne kadar Türkiye ve dünyada gerçekleştirdikleri projelerle edindikleri tecrübeyi ve öğrenimleri sektöre aktarmayı bir sorumluluk olarak gördüklerini vurguladı.

Amaçlarının, projelerinde yaşayan insanların mutlu, huzurlu ve sağlıklı bireyler olmalarına katkı sağlamak olduğunu hatırlatan Kılıçaslan; “Nurol GYO olarak, gün ışığını iç mekanlara maksimum taşımaya yönelik çözümümüz “N-Light” (Nurol Işık Çözümü), insanlara ferah hissettirecek iç ve dış mekan tasarım çözümümüz “N-Space” (Nurol Hacim Çözümü), doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü oluşturan çözümümüz “N-Green”i (Nurol Doğa Çözümü) bilimsel verilerle ortaya koyuyoruz” dedi.

“Sektöre biçilen elbiseyi giymeyi kabul etmiyoruz!”

İnsanların ihtiyaçlarının dört duvar olmadığını belirten Ceyda Çarmıklı Kılıçaslan, “Gayrimenkulü sadece bir yatırım aracı olarak görmek çok yanlış. Bu işin özünde insan olduğunu unutmamak lazım. Yaşadığımız ev veya çalıştığımız ofis bir sığınaktan daha ötesi. Dünyada yapılan birçok araştırma; doğal gün ışığının, vücudumuzdaki serotonin ve melatonin hormonlarının üretimleri üzerinde direkt etkisi olduğunu kanıtlıyor. Bu hormonlar; mutluluk, duygu durumu, depresyon, yaratıcılık, iş verimliliği, dikkat, sosyal ilişkilerimiz ile iştahımızı belirleyen ana etkenler. Günlük hayatımızın yüzde 80’ini geçirdiğimiz iç mekanlara güneş ışığının yeterince taşınması bu yüzden hayati bir öneme sahip” diye konuştu.
Toronto Üniversitesi’nin 2015’te yaptığı araştırmaya değinen Ceyda Çarmıklı Kılıçaslan, sözlerine şöyle devam etti: “Araştırma sonucunda; yüksek tavanlı yapıların, insanların duyularını olumlu olarak uyardığı ve yaratıcılıklarını arttırdığı ortaya çıktı. Ayrıca, yüksek tavanlı evlerin daha fazla ışık alması nedeniyle aynı metrekareye sahip alçak tavanlı dairelerden daha büyük algılandıkları anlaşıldı…”

“Tasarım-Çevre-İnsan ilişkileri üzerine araştırmalarıyla tanınan dünyanın en saygın profesörlerinden Roger Ulrich, insanların, şehir içerisindeki yeşil alanlarla (parklar, bahçeler vb.) olan bağının yanı sıra yaşam alanlarında doğa ile kurdukları görsel ve dokunsal temasla da önemli ölçüde psikolojik faydalar elde edebileceğini söylüyor. Çevre psikolojisine yönelik araştırmalar; insanların yakınında olan, görebildiği, kullanabileceği yeşil alanlara sahip olmasının çok önemli psikolojik faydalar sağladığını açıkça ortaya koyuyor.”

N-Light ile “Avrupa Işık Standartları” Nurol projelerinde
Gün ışığını iç mekanlara maksimum taşımaya yönelik çözümleri “N-Light” (Nurol Işık Çözümü) ile ilgili detaylı bilgiler veren Ceyda Çarmıklı Kılıçaslan, “Mutluluğumuz ile doğal gün ışığı arasındaki ilişkiyi biliyoruz. Avrupa’da doğal gün ışığı standartlarına göre yapılar tasarlanıyor. Yapılan ışık testleri ile de yapıların uygunluğu kontrol ediliyor” dedi. Ülkemizde bununla ilgili genel bir bilinç ve yasal sorumluluk olmamasına rağmen Avrupa Işık Standartları’nı yapılarına uygulayarak ışık testleri ile kontrol ettiklerini belirten Kılıçaslan, “N-Light çözümümüz ile gün ışığını iç mekanlarımıza verimli bir şekilde taşırken yapay ışık ve ısıtma maliyetlerimizi düşürerek bütçe dostu bir yaklaşım göz ettik” açıklamasını yaptı. Kılıçaslan, N-Light çözümünün projelerde şu uygulamalarla hayata geçirildiğini söyledi:
Avrupa Işık Standartları’na uygun tasarım
Avrupa Işık Testi ile kontrol
Tüm dükkanların ve mağazaların gün ışığını maksimum miktarda alacak şekilde yer üstünde konumlandırılması
Yapıların birbirinin ışığını kesmeyecek şekilde proje alanına yerleştirilmesi
Tüm sosyal tesislerin yer üstünde yer alması
Yüksek ve geniş cepheli pencere kullanımı
Ünite yerleşimlerinde ağırlıkla Güney-Batı ve Güney-Doğu cephelerinin tercih edilmesi
“Sadece metrekare konuşmuyor, ferah hissettirecek hacimler tasarlıyoruz”

Yaşanılan alan ile özgürlük hissi arasındaki ilişkinin önemini vurgulayan Ceyda Çarmıklı Kılıçaslan, sadece metrekare yaklaşımı ile yapıları tasarlamanın yeterli olmadığının, insanı ferah hissettirecek hacim (metreküp) yaklaşımıyla hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kılıçaslan, “Mühendislerimiz ve mimarlarımızla yaptığımız çalışmalarla doğada yaşadığımız ferahlık hissini iç ve dış mekanlarımıza taşıyacak tasarım çözümleri geliştirdik. Bütüncül tasarım çözümlerimiz ile aynı zamanda günlük ihtiyaçlarımızı göz önünde bulundurarak zamanda yeni boşluklar yaratacak yeni yaklaşımlar ortaya çıkardık” diye konuştu. Kılıçaslan, N-Space çözümünün projelerde şu uygulamalarla hayata geçirildiğini söyledi:
Yüksek tavanlar
Geniş peyzaj ve yürüyüş alanları
Kayıp alanı minimuma indirecek kat planları
Günlük ihtiyaçlara (yeme, içme, alışveriş…) kolay erişim (+ Zaman Tasarrufu)
Açık hava AVM
Ferahlık hissi veren geniş manzaraya yönelik konumlandırma
Çoklu proje girişi
Çok sayıda hızlı asansör kullanımı (+ Zaman Tasarrufu)
Teras balkon
Geniş hacimli resepsiyon ve sosyal tesisler
“Permakültür sayesinde ‘tüketicilikten türeticiliğe’ terfi edeceğiz!”

Doğa ile daha uyumlu yaşanılabilecek bir yapı kültürü oluşturmayı hedeflediklerini belirten Ceyda Çarmıklı Kılıçaslan, “‘N-Green’ (Nurol Doğa Çözümü) ile projelerimizde kaynakların kullanımını en aza indirecek yöntemler uygularken, yapılarımızda, toprağa dokunan komşularınızla sosyalleşebileceğiniz bahçeler yaratıyoruz. Permakültür; sürdürülebilir insan yerleşimleri kurgulayabilmemizi sağlayan bütünsel bir tasarım bilimidir. Permakültür; yeryüzüne, insana özen gösterir, verimli kaynak kullanımını sağlar. Permakültür sayesinde insanlar tüketicilikten türeticiliğe (Üretici+Tüketici) terfi edebilir. Biz, permakültür uzmanlarımızla beraber insanla doğayı buluşturan Eko-Yerleşkeler oluşturuyoruz” açıklamasında bulundu. Kılıçaslan, N-Green çözümünün projelerde şu uygulamalarla hayata geçirildiğini söyledi:
Permakültür Atölyeleri
Kent Bahçeleri
Atalık tohum paylaşımı
Etkin kaynak kullanımı
Geniş peyzaj alanları
Doğal malzeme kullanımı (Nefes Alan Yapılar)
Doğa dostu “Leeds Gold Sertifikası” kriterlerine uyum
Elektrikli araba şarj üniteleri
Bisiklet park alanı ve duş üniteleri ile daha az karbon salınımına teşvik
“En büyük reklam aracımız tavsiye”

Sektöre yönelik önemli değerlendirmelerde bulunan Nurol GYO Genel Müdürü Samim Hatipoğlu ise “Hükümetin desteğiyle çok önemli teşvikler gerçekleşiyor. Vadelerin 20 yıla kadar uzatılması ve KDV ile ilgili yapılan düzenlemeler çok önemli. Bu, ekonomiye olan güveni gösteriyor. Sektördeki bu hareketlilikten oldukça memnunuz. Nurol GYO olarak özellikle referans üzerine gelen taleplerle karşılaşıyoruz. 50 yılı aşkın tecrübemiz ve sağladığımız güven ile birlikte en büyük reklam aracımız eski ve mevcut iş ortaklarımız. Tavsiye ile bizden gayrimenkul alan ya da kiralayan kişi, kurum ve kuruluş sayısı çok ciddi miktarda. Bunun bilincinde olan kurumsal bir şirket olarak gayrimenkul projeleri geliştirmeye devam ediyoruz. Sadece proje ve finans odaklı değiliz, duygulara da yoğunlaşıyoruz” dedi.

Global sektörle ilgili de değerlendirme yapan Hatipoğlu;
”Dünya ekonomisi için 2017’nin 2016’ya kıyasla daha başarılı bir yıl olacağı konusunda küresel piyasalar hemfikir. Trump’un gelişinin ardından tahvillerde düşüş, faizlerde yükselme yaşandı. Bu, tüm dünya ekonomisini de sarstı. Ancak son üç haftadır Amerika’da da bir yavaşlama var. Dolayısıyla Türkiye’nin de tahvilleri ciddi bir artış gösterdi. Tabi ki referandumun da bunda etkisi var. Türkiye’nin ‘yabancılar için özel teşvikler veriyorum’ demesi çok önemli bir şey. Türkiye olarak yabancı sermaye gelsin diye birçok vergiyi azaltıyoruz. Bunun da ekonomimize ciddi bir katkı sağlayacağını düşünüyorum’’ diye konuştu.

Yorumlar kapatıldı.

Scroll To Top