Anasayfa /Patron Katı /Serdar İnan’dan Kalkınma Reçetesi

Serdar İnan’dan Kalkınma Reçetesi

serdar-inanDubai’de düzenlenen Cityscape Emlak Fuarına gözlemci olarak katılan İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnanPatron Katı‘nda Yayın Yönetmenimiz Mehmet Canıtatlı‘ya fuar ve sektörün geleceği ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

İşte İnan’ın Türkiye ekonomisine ilaç olacak reçetesi ve diğer tespitleri:

M. Canıtatlı: Gayrimenkul dünyasının büyüklüğü nedir?

S. İNAN: Dünyanın 1 trilyon dolarlık turizm geliri var. Türkiye bundan gayri resmi rakamları da dikkate alırsak sadece 50 -60 milyar dolarlık pay alabiliyor. Dünyadaki gayrimenkul pazarında yabancıya satışın payı da turizmde olduğu gibi 1 trilyon dolar. Türkiye bu alanda da sadece 3 milyar dolarlık pay alabiliyor. Bu rakam bir türlü artmıyor. Yeni girişimlerle belki 5 milyar dolara çıkabilir ama yetersiz.  Türkiye hâlâ bu pazarın büyüklüğünün bilincinde değil. Yetkililer bugüne kadar ‘önce turizm’ demiş, ama kimse yabancılara mülk satışı konusunu öne çıkarmıyor. İşler sadece bazı firmaların çabalarıyla yürüyor. Haziran 2012’de çıkan mütekabiliyet yasası ile biraz hareketlenme oldu. Geldiğimiz bu noktada ülkemizde 2014 yılının ilk 8 ayında yabancılara 8 bin tane gayrimenkul satıldı. Kimse bu rakamlarla teselli olmamalı. Bu rakamlar düşük rakamlardır. Her bir konutu ortalama 100 bin dolardan sayarsak 1 milyar dolarlık bir satış var.  1 trilyonun yanında bu rakam nedir ki?

M. Canıtatlı: Dubai emlak fuarı bu yönüyle sektöre bir katkı sağlar mı?

S. İNAN: Dubai’yi çok iyi gayrimenkul geliştirme emirliği olarak görüyorum. Fuara 170 yerli firma, 31 adet Türk firması, 8 İngiliz şirketi, ABD’den 5 firma katılmış. Türkiye katılım sıralamasında ikinci olsa da uluslararası boyutu yüksek olmayan bir fuar gördüm. İspanya’dan katılımın olmaması beni şaşırttı. Sonuçta bu organizasyon önce Dubai’ye ve Dubaili şirketlere yaradı.  İstanbul’a gidip projeyi yerinde görmek varken, kimsenin Dubai’ye gelip de İstanbul’daki bir projeden daire satın alacağını düşünmüyorum. Satın yapan firmalarımız olsa da bunların sayısı çok değildir. Fuarın en önemli faydası gayrimenkulün nasıl satıldığını gösteren bir platform olmasıdır. 2008 global krizinden darbe alan bir ülke ancak bu kadar geliştirilebilir. Bu noktada Maktum ve Emirliği kutluyorum. Ciddi başarılara imza atmışlar. İstanbul için güzel örnekler ortaya çıkıyor. Sonuçta Türkiye ve İstanbul’un gayrimenkulden başka geliştirebileceği alanların sayısı çok değil. Otomotivde bir yere kadar geldik, ha keza tekstilde de. Yeni kaynak sağlamada Türkiye’nin gayrimenkul satışı önemli rol oynayacaktır. Ama hâlâ bu işin ciddiyeti ülkemizde anlaşılmış değil. City  fuarları diğer fuarlara göre daha ciddi organize ediliyor. Türkiye’deki emlak fuarından daha kaliteliydi.

M. Canıtatlı: Fuarlarda yüksek fiyatı satış yapan firmalara rastladık, bu durum sizin de dikkatinizi çekti mi?

S. İNAN: Dış fuarlarda Türkiye’ye göre yüksek değerle satış yapmak yabancılara satış sürecini olumsuz etkileyecektir. Maliyetleri dikkate alarak fiyatlarda en fazla yüzde 10 -15 fark olmalıdır. Komisyonların da bunda rolü var. Ancak daha fazlası tölere edilecek oranlar değil. Arapların neticede Türkiye ile bağları var. Bunları dikkate almaları gerek.

İnanlar İnşaat gurubunun 2014’ün ilk 8 ayındaki performansı nasıl?

Bu sene gayrimenkul alanında ciromuzu yüzde 40 artırdık. İnşaatı devam eden 8 projede satış performansı iyi. 6 adet de yeni projeye start veriyoruz. Bunların bir kısmında ön talep sürecini başlattık. 3 ay içinde 3 projemizde teslim süreçleri tamamlanacak. Bunlar Teras Tema, Teras Doğa, Teras Mix . Zekeriyaköy’deki Teras Plus’ta ise teslimler 2015’in ilk aylarında olacak.

M. Canıtatlı: İstanbul’un dünya gayrimenkul piyasasındaki yeri nedir?

S. İNAN: Genel olarak baktığımızda İstanbul’da metrekare birim fiyatları bu yıl 20 bin dolara kadar çıktı. Burasının tavan rakamları Newyork, Londra gibi merkezlerde olmayan rakamlar. Oralarda metrekare başına 100 bin dolarlar rahatlıkla telaffuz edilebiliyor. Buna bakarak, İstanbul’un gitmesi gereken 5 -6 kat yolu var diyebiliriz. İstanbul’da fiyatları yukarı çekmede en büyük rol yabancı ve zengin insanların İstanbul’a gelmesini sağlamaktır. Bunu önemsemek gerek. Türkiye’nin kazanması için böyle düşünmek gerek. Yoksa standart ve ucuz malı yabancıya satarak kim ne kazanacak? Sadece piyasa biraz hareketlenir. Hedef dünyanın jet sosyetesini başta Boğaz olmak üzere değeri lokasyonlara çekebilmektir. İstanbul’un özellikli bölgelerine proje yaptığınız zaman arsa değerleri yüksek olduğu için ve kaliteyi yüksek tutmak zorunda kaldığınız için fiyatlar 10 bin doların üzerine çıkıyor. Artık bunu da doğal karşılamak gerek.

M. Canıtatlı: Bu durumda ‘Konutta balon yok’ diyebilir miyiz?

S. İNAN: İstanbul’da balon tabi ki yok. Her yıl nüfusu 250 artan bir şehirde ne balonundan söz edilecek? Şimdi olmazsa birkaç ay sonra satış elbet olur.

 

Mehmet Canıtatlı – emlakglobal.com / 25 Eylül 2014

Bir cevap yazın

Scroll To Top